FİBROMİYALJİ

Bu hastalıklardan biri olan miyalji; belirgin bir sebep olmaksızın kronik kas ağrısı şeklinde ortaya çıkan bir romatizmal hastalıktır. Sıklıkla sırt, bel, omuz kaslarında vs. görülmektedir. Sertleşme ve ağrı, sızı vs. tarzlarda ortaya çıkan rahatsızlık ekseriyetle sabahları belirgin olmaktadır. Hastalarda bu tür ağrılara ilaveten kronik baş ağrısı, deride yanmalar, uykusuzluk, barsak problemleri, çene ekleminde ağrılar, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, hafıza zayıflığı, safra kesesi iltihabı, göz ve ağız kuruması, koordinasyon bozukluğu, baş dönmesi, sersemlik vs. şikayetler görülebilmektedir. Merdiven çıkma ve uzun yürümede sıkıntı, ağrı çok yaygındır. Hastalarda genellikle depresyon da görülür. Bu durum stres ile indüklenir. Hastalarda kalp damar hastalıkları ve adrenal gland hastalıklarına benzer şikayetler gözlenebilir. Anemi, depresyon, hepatit gibi birçok hastalık fibromiyaljiye benzer semptomlar gösterir. İmmün sistem olumsuz şekilde etkilendiği için bu hastalarda viral ve bakteriyel infeksiyonlar da yaygındır. İnfeksiyoz mononükleozis oluşturan Ebstein-Barr virüsü, Candida Albicans mantar infeksiyonu, diş dolgusu olarak kullanılan civa amalgamı, anemi, paraziter infeksiyonlar, hipoglisemi, hipotiroidi hastalık oluşumundan sorumlu tutulan faktörlerdendir. Fibromiyaljili hastalarda uyku bozukluğu ve buna bağlı olarak kronik halsizlik ve yorgunluk hastaların sıklıkla şikayet ettikleri durumdur. Bunlardan başka, kimyasal ve yiyecek alerjisi, baş dönmesi ve sersemlik, kilo kaybı, baş ve çene ağrıları, barsak şikayetleri, bellek zayıflığı, konsantrasyon bozukluğu, adet usancıları, ışık ve sese aşırı duyarlık, deride alerjik şikayetler, kas sertleşmeleri vs. şikayetler yaygın olarak görülmektedir. Hastalığın kesin sebebi bilinmemektedir ve kesin teşhisi zordur. İmmünsistemdeki bir bozukluğun hastalığın oluşmasında önemli olabileceği konusunda görüş vardır. Çünkü bu hastalarda immünolojik problemeler yaygındır. Depresyon, beyindeki nörokimyasal değişiklikler, şiddete maruz kalma, alkolizm gibi faktörlerin hastalık oluşumunda rol oynayabileceği ifade edilmektedir. Vücutta kimyasal enerji (ATP) oluşmasındaki genetik bir defektin de hastalığın oluşmasından sorumlu olabileceği belirtilmektedir.

Hastalık kadınlarda daha yaygındır. Erken yaşlarda ortaya çıkmasından sonra yavaş yavaş ilerler ve gittikçe ağırlaşır. Aşırı egzersiz veya aşırı hareketsizlik, stres, sıkıntı, depresyon, aşırı sıcak veya nemli hava ve infeksiyon durumlarında rahatsızlık şiddetlenir. Hastaların çoğunda rahatsızlık günlük aktiviteyi engelleyecek düzeyde olur. Bazı durumlarda hastalık belirtileri kendiliğinden kaybolurken, bazı durumlarda hastalık kronik bir karakter kazanır. Çoğu zaman klasik ağrı kesici ilaçlar ağrının yatışmasında etkili olmaz.